SATIYOO..! SAATTI..!

14 01 2022
188 kez okundu
imbik@devrimgazetesi.com.tr

GÜNCELİ TARTIŞIRKEN, GEÇMİŞİ UNUTMAK…

Son yıllarda yaşadıklarımız önceki yıllarda yaşadıklarımızın bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Biz yazarların bir önsezisi vardır ve yazarlar bu önsezi ile toplumu gelecek ile ilgili olarak uyarmayı kendilerine bir görev bilirler.
Efendim güncel ile uğraşırken, geçmişi unutmak gibi bir hastalığımız var. Bu gün sizlerle 2019 yılında yazdığım bir yazımı paylaşmak istiyorum.
SATIYOO…! SAAATT…!
SUKUK-U İCARA
Efendim, bundan üç dört ay önce ve ismini unuttuğum bir gazetede şöyle bir haber okudum: “AKP Hükümeti TBMM’den ‘Sukuk-u icara’ yasasını geçirecek!”
Her nedense; birçok basın organında yer almayan bu haber benim ilgimi çekti ve araştırmaya başladım.. Bulgularımı sizlerle paylaşmazdan önce gelin; bu sukuk-u icra tanımlaması neyin nesiymiş bir bakalım:
Sukuk-u İcara ne demek?
Arapça bir isim tamlaması olan ‘Sukuk-u İcara’, ‘kira gelirlerini gösteren belgeler’ anlamına geliyor. Kökeni çok eskiye dayanan ve ticari hayatta kullanılan bu belge için Maliye Bakanı Unakıtan, “Osmanlı İmparatorluğu döneminde (ambardaki buğday karşılığı) olarak verildiğini” anlatmıştı.
İslam’da faizin haram olması nedeniyle, klasik tahvil ve bononun faiz gelirinin yerini kira gelirinin aldığı bu yöntemde, yatırımcıya faiz kuponu yerine bu belge verilerek belli periyotlarda kira geliri ödenmesi sağlanıyor. 
‘Sukuk-u İcara’, bir finansman modeli olarak Malezya ve Bahreyn’de uygulandı. Ancak orada, baraj, otoyol, köprü, işletme hakkı gibi varlıklar, bir ‘Kamu Varlıkları Şirketi’ne devredilmişti. Devlet Bakanı Babacan, ‘sukuk-u icara’nın Malezya modelinin, Türkiye açısından hukuki güçlüklere yol açabileceğini geçen Eylül ayında Dubai’de açıklamış, bunun yerine Türkiye’ye özgü yeni bir enstrüman geliştireceklerini söylemişti.
Hazırlanan taslakta, ‘Kamu Varlıkları Şirketi’ gibi bir yapılanmanın olmadığı dikkat çekiyor. Bunun yerine, ‘sukuk’a konu olabilecek kamu varlıklarının, ‘geri alım vaadiyle satış’ ve ‘kira’ işlemlerini kendisinin yapması öngörülüyor. Bu modelin Türk hukukuna uyarlandığı belirtiliyor. 
Maliye Bakanı Unakıtan, ‘Sukuk-u İcara’nın Türkiye’ye en az 10 milyar dolar getireceğini söylemişti. Uluslararası sermaye piyasalarında etkin olan pek çok banka ve finans kuruluşunun, portföy çeşitliliği sağlamak amacıyla ‘sukuk’ departmanı bulunuyor.
Ancak; 24 Ekim 2008 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde bu konuda yayınlanan bir yazıdan anlaşılıyor ki; bu kanun teklifi AKP’nin günümüzün değil, 2008 yılından günümüze uzanan bir projesidir. Şimdi gelin; Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan bu yazıya bir göz atalım:
Körfeze, ‘sukuk-u icara’ modeli
Doğrudan yatırım payını yüzde 2’den yüzde 18’e çıkaran Körfez için hükümet yeni hazırlık içinde. AKP, daha fazla Arap sermayesi çekmek için faiz geliri yerine kira gelirini koyan “sukuk-u icara” modelini kurmaya çalışıyor. Sukuk-u icara (şeriat mahkemelerinden onaylı kira) modeline göre, kamu varlıkları geri alma taahhüdüyle satılacak.
cumhuriyet.com.tr
Yayınlanma tarihi: 24 Ekim 2008 Cuma, 09:24
Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Suudi Arabistan ve Kuveyt başta olmak üzere Körfez ülkelerinin Türkiye’de yaptığı doğrudan yatırımlar yılın ilk sekiz ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 504 artarak 274 milyon dolardan 1.6 milyar dolara çıkmasına karşın bunu az bulan hükümet yeni oluşumlar peşinde. Daha fazla Körfez sermayesini ülkeye çekmek isteyen AKP, ekonomiyi de İslami kurallara göre belirlemeye çalışıyor.
Hükümet geçen 5 yıl içinde birkaç kez gündeme getirdiği körfez sermayesini Türkiye’ye çekme tasarısını güncelliyor.
Faiz yerine kira
NTV MSNBC’nin haberine göre, İslam’da haram kabul edilen faiz geliri yerine kira gelirini koyan yeni borçlanma enstrümanı “sukuk-u icara” modeline göre, kamu kuruluşları ve varlıkları geri alma taahhüdüyle satılacak. Satılan kuruluşlar kendilerini kiralayacak. Buna dayalı Hazine garantili borçlanma senetleri ihraç edilecek.
Tasarının kapsamında, bakanlık binaları, KİT arsaları, otoyollar, limanlar, büyük barajlar, hastaneler, lojmanlar, kamu malları üzerindeki imtiyazlar ve işletme hakları kiraya verilebilecek.
Ancak özel yasalarıyla mülkiyetine dokunulamayan Cumhurbaşkanlığı, Meclis, yüksek yargı organları ve MİT’e ait arsalar, ormanlar, yapı ve tesisler, kıyılarla kültür ve tabiat varlıkları kapsam dışında tutulacak.
Hazine Müsteşarlığı yetkilileri, bu enstrümanla 5 ila 10 yıllık bir borçlanmanın hedeflendiğini açıkladılar. Ancak yetkililer, düzenlemenin hayata geçmesi için Maliye Bakanlığı’nın vergi düzenlemesi yapması ve alım satım işlemlerinden doğan kârın vergi dışı bırakılmasının şart olduğunu belirtiyor.
Düzenlemenin en kısa sürede yasalaşmasının hedeflendiğine dikkat çeken Hazine yetkilileri, söz konusu enstrümanın özellikle İngiltere ve Almanya tarafından yıllardır uygulandığını ve bu yolla ciddi fon girişleri sağlandığını kaydediyor. 
Kısacası: Kendi mallarımızın üzerinde kiracı olarak yaşayacağız! Veya başka bir deyişle; Osmanlı hayranı olan AKP Osmanlının kapitülasyonlar dönemini hortlatıyor…

24.04.2019 hilmi dinçer    

Ne dersiniz? Bu yazım BAŞTA NAS OLMAK ÜZERE yaşadığımız bu günlere ışık tutmuyor mu?               

 

 

 

 

 

Whatsapp
google_160x600