LOZAN OLMASAYDI…

25 07 2022
394 kez okundu
lemancan@hotmail.com
Tarihi bilmeyen, hali tahlil edemez, geleceğe hükmedemez.
Lozan Konferansının başladığı 20 Kasım 1922 tarihinde, İzmir düşmandan kurtulmuştu ama düşman gemileri hala İzmir Limanı’nda demirliydi. Her an yeni bir savaş başlayabilirdi.
Lozan’a giden heyetin başkanı İsmet İnönü’ye, Bakanlar Kurulunca Türkiye’nin kırmızı çizgilerini açıklayan 14 maddelik bir karar metni verilmişti. Bu kırmızı çizgilere uyulmadığı takdirde heyete görüşmeleri kesip dönme yetkisi de verilmişti.
Ve öyle de oldu.
Birinci Dünya Savaşı’nın galipleri görüşmeye söz verdikleri tarihten bir hafta geç geldiler. Görüşmeler başladığında 7 düvelin başını çeken İngiltere, galip devletler olarak konuşmaya başladı. Bunun üzerine İnönü, dünya savaşının mağlubu olarak değil Kurtuluş Savaşı’nın galibi olarak masaya oturduklarını açıkladı.
76 gün süren ve şiddetli tartışmalarla geçen görüşmelerde muhataplar Türkiye’nin kırmızı çizgilerini dikkate almadan hazırladıkları metnin imzalanmasında ısrar etmişlerdir. Bunun üzerine İnönü “Milli çıkarlarımıza uymuyor “ diyerek toplantıyı 4 Şubat 1923 tarihinde terk etmiştir…
Lozan’ın ikinci dönem görüşmeleri 2,5 ay sonra başlamıştır. 92 gün süren bu görüşmeler 24 Temmuz 1923’te Lozan Antlaşmasının imzalanmasıyla sonuçlanmıştır.
Yedi düvelin Türklerle ilgili yüzyılların hesabını sormaya çalıştığı konferans tartışmasız olarak Türk heyetinin galibiyetiyle bitmiştir. Meydanlarda kazanılan savaş masada da kazanılmıştır.
Öyle bir zaferdi ki İngiltere temsilcisi Lord Curzon dayanamayıp İnönü’ye:
“Hiç bir sözümüzü kabul etmiyorsunuz, hepsini reddediyorsunuz. Hepsini cebimize atıyoruz. Yarın harap olmuş bir memleketi imar etmek için önümüzde diz çökeceksiniz. Bizden yardım istediğiniz zaman bu gün reddettiklerinizi birer birer çıkarıp önünüze koyacağız.” demiştir.
Bilimle dalga geçen, sanata tüküren, eğitim seviyesinin artmasından endişe duyanların yönettiği ülkede:
“Lozan hezimet mi zafer mi ?”
diyen şüpheciler,
“Lozan’ın gizli maddeleri var”
diyen aklı evveller,
Hatta daha ileri gidip “Keşke İngilizler kazansaydı” diyen vatan hainleri hep var olacak.

“Ya Lozan olmasaydı?”
diye hiç düşünmediler ve düşünmeyecekler.
Lozan olmasaydı;
  • Türkiye’yi Orta Anadolu’da bir avuç toprağa mahkûm eden, Sevr denen boyunduruk kırılmamış olacaktı.

  • Türklerin Anadolu’dan doğuya doğru sürülerek yok edilmesi mümkün olacaktı.

  • Doğduklarından beri hür yaşamış bir millet zincire vurulmuş olacaktı.

  • Bir kenenin kan emmesine benzeyen kapitülasyonlar kalkmayacaktı.

  • Ordunun gücü 7 düvelin belirlediği kadar olacaktı.

  • Doğu Anadolu bölgesi Ermenistan olacaktı.

Özetle tapusu yedi düvele ait olan eşsiz bir malikânede hizmetçi olarak yaşıyor olacaktık. Bu özlemi duyanlar olabilir ama bizim için ölümle eşdeğerdir. Onun için “Ya istiklal ya ölüm” diyerek çıkmıştık bu yola.
Ve hala aynı anlayıştayız…

 

Whatsapp
google_160x600