GARİBANIN KONUT HAYALİ YALAN OLDU…

Cumhurbaşkanı Erdoğan´ın kabine toplantısı sonrası açıkladığı konut sektörüne ilişkin destek paketleriyle ilgili Taşınmaz Değerleme Uzmanı ve Kent Bilimci Semanur Saygın Özay açıklamalarda bulundu.
11 05 2022
1215 kez okundu

Yapılan düzenlemenin konutta fırsatçılığı artırarak, kiralık ve satılık konutlarda fiyat artışlarını körükleyeceğini ve şehirlerin demografik yapısının da giderek değişeceğini dile getiren Özay, “Vatandaşın ev alması artık hayal oldu.” dedi.
Fiyatlardaki hızlı artışın ve Türkiye' de yaşanan konut krizi sebeplerine bakıldığında; çimento demir maliyet artışıyla beraber; mevduat birikimlerinin erimesini istemeyen vatandaşın konut ve gayrimenkul tercihinde de oldukça etkili olduğu belirten Özay; konuttaki satış ve kira fiyatlarının hızla artması ile birlikte özellikle İstanbul, Ankara, İzmir gibi metropol kentlerde yaşamın yer değiştirdiğini dile getirdi.

Şehir merkezlerinde daha önce oturan, işe giden insanların artık kira fiyatlarının daha düşük olabileceği düşüncesiyle şehrin dış çeperlerine doğru yerleşmeye başladığını söyleyen Özay, “Şehrin merkezinden dışına göç, hatta şehirlerden köylere tersine göç konuttaki fiyat artışlarının sonuçlarından biri olarak değerlendirilebilir. Ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon ve TL' de yaşanılan değer kaybı, vatandaşın mevduat birikimini koruma altına almak adına gayrimenkule hücum ettiği görülüyor. Birde üstüne üstlük vatandaşlık alabilmek adına yabancılarında konut alımına ilgisinin artmasıyla konut satışlarında fiyatlarda patlamalar yaşanılmasına sebep oldu. Konut sayısı geçtiğimiz yıllara göre artarken, kiralık konut fiyatlarında da hızlı bir artış görülüyor.” diye konuştu
‘FİYATLAR ARTTI EVLER KÜÇÜLDÜ’
Konut Piyasalarındaki dalgalanmanın önüne bir türlü geçilememesi vatandaşın farklı yerleşim alanı çözümleri bulmasına yol açtığı vurgulayan Özay; “Demir, çimento, arsa maliyeti, işçilik ve benzeri girdi maliyetlerinin artmasının konut fiyatlarını ciddi şekilde yükseltti. Hem oturmak hem de yatırım için ev alanların tercihlerinin son dönemlerde değişti. Konut alımlarında küçük metrekareli evlerin öne çıktı. İnsanlar artık 1+1 ve 2+1 gibi küçük metrekareli evlere yöneliyorlar. Bu tür evlerin hem satışının daha kolay olması hem de kira amortismanı açısından büyük evlere göre daha cazip olması kullanımda ve de yatırımda iyi bir araç olarak değerlendiriliyor. ” şeklinde konuştu.

‘DÜŞÜK FAİZLİ KONUT KREDİSİ ÇÖZÜM MÜ?’
Hükümetin konut paketi konutta düşük faiz ile ev sahibi yapma atağı; elinde konut yoğunluğu bulunan müteahhitlere bir kıyak hizmet olarak tanımlanacağını ve insanların en doğal hakkı olan barınma hakkına gasp olarak nitelendiren Özay; bu paketin konut ve finansal yangına benzin dökmek olarak nitelendirdi.
 
“Düşük faizli konut kredisi kullandırılarak konut satışlarının artmasını beklemek  yanlış bir strateji.” diyen Özay, "Düşük faizli uzun vadeli kredi ile vatandaşı konut sahibi yapma programı uygulama açısından ciddi sorunlar barındırabilir. Düşük faiz müjdesi ile zaten pahalı olan konut fiyatları bir anda artarak normal vatandaşın zaten çok zor olan konut alımı hayalini imkânsız hale getirebilir." dedi

Özay, “Türkiye'de konut satışında kiralanmasında bir kriz var, kendi birikimleri ile konutları peşin alan kişiler gruplar var. Konut kredi faizleri bu kesim için çok da önemli değil. Kredi faizlerini düşürmek peşin alma gücü olan insanların konut alım kararlarını krediye çevirmesine sebep oluyor. Toplam satışa etkisi olmuyor. Faizi düşürmek veya uygun konut tüketimine teşvik etmek çözüm olmuyor. Yapılması gereken üretimi teşvik edici politikalar veya yeni finansman olanakları yaratmak. Hal böyleyken vatandaşlar ev almakta ve kira ödemekte zorlanıyor.” diye konuştu.

Tutku AKBAŞ

Whatsapp
google_160x600