YERLİKAYA REJİMİ

21 12 2020
554 kez okundu
aydinliddo@gmail.com

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı, Vakıfbank Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, eski AKP milletvekili ve eski güreşçi Hamza Yerlikaya’nın yargılandığı mahkemenin kararına göre, ortaokul mezunu Yerlikaya, sahte lise diploması kullanmış.

Hamza Yerlikaya’nın belgede sahtecilik suçundan yargılandığı davada, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına göre; “Mevcut delil durumuna göre ancak sanığın sahte olan diplomayı bilerek kullandığı söylenebilir” demektedir. 

Lise diploması sahte olan kişinin, üniversite diploması, tezli doktoraları falan, hepsi doğal olarak düzmece olduğu ortaya çıkar.

*Bu diploma ile Spor Akademisine girdi.

*Bu diploma ile devletten 3 maaş alıyor.

*Bu diploma ile Vakıfbank yönetimine girdi.

Konunun önemi, sıradan bir kişi konumunda değil. Topluma örnek olması gereken bir konumda. Ayrıca kendi mesleğinde iyi bir kariyer yapmış, maddi manevi bu tür sahteciliklere hiç gereksinimi yok. Demek ki konunun özünü başka noktalarda aramak gerekiyor.

Asıl dikkat çekmek istediğimiz konu. Mevcut iktidarda ve yarattığı tek adam rejiminde, iktidar taraftarlarının, yandaşlarının bir noktada ulaşamadığı gereksinimi varsa, kanun yasa, hak hukuk tanımadan oraya ulaşma olayı.

Sahte diplomalı tek Yerlikaya değil. Ortaokul mezunu Yerlikaya, üniversite bitirirse ondan daha üst düzeydekiler nereleri bitirmez? Bu buz dağının görünen yüzü. Ülkede Yerlikaya olayı, benzeri olayların, doğallık kazandığı bir sistem oluştu. Ürkütücü olan budur. Benzeri olayların meşruluk kazandığı sistemin adına, Yerlikaya Rejimi diyoruz.

Yerlikaya Rejimi bu sistemin simgesidir. Cumhuriyet işte böyle yıkıldı. Hile, şantaj, takiye, yalan söyleme, hatta “Atı alıp üsküdarı geçerek” anayasa değişmedi mi? Sayın Sami Selçuk “Bu anayasa yok hükmündedir” diye kitap yazmadı mı? Yani ülke yok hükmünde bir anayasa ile yönetilmiyor mu?

Diplomaya mı ihtiyaç var, iktidar taraftarı isen, gidip bakkaldan alır gibi alıyorsun. Bu iktidar döneminde, öğrencilerin bir kesimine üniversite soruları verildi. YÖK Başkanı Ali Demir niçin yargılanmıştı? Yolsuzluk yapanlara soruşturma açılamıyor. Meclis araştırması yapılamıyor. Hak hukuk bir yana dere-tepe dümdüz gidilen rejimin adı oluyor, Yerlikaya Rejimi.

Son 18 yılın verdiği rehavet ve özgüvenle iktidarı tapulu bir meta gibi görüyorlar. Ne demişti Sayın Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu muhalefete; “Seçimleri kazansanız da iktidar size verilmeyecek.” Verilmeyecekse seçime ne gerek var? Nasıl olsa her koşulda “Bütün yollar Roma’ya çıkıyor.” Tüm bunlardan sonra “Kimse bizim demokrat ve reformist iktidarımızı, test etmeye kalkmasın” derlerse şaşırmayalım.

Kamuoyu yoklamaları gösteriyor ki, Yerlikaya türü rejimler sürdürülebilir değildir. Rejim duvara dayanmış, hile ve hukuksuzlukla ayakta kalmaya çalışıyor. Bunda ısrarcı olmak gidişlerini daha da hızlandırıyor. Örneğin İstanbul yerel seçimleri en canlı örneğidir. Ders çıkarılmıyorsa, halk ilk seçimlerde dersi tekrar eder, belleklere kazınır o zaman.

Ülkemizin uygarlık bilinci ve toplumsal refleksi Yerlikaya Rejimlerini tarih sahnesinden silecek olgunluktadır. Bu nedenle ilk seçimleri sabırla beklemektedir.

                               

                                              

               

        

 

Whatsapp
google_160x600