YAZAMAYACAĞIM…

10 07 2020
153 kez okundu
imbik@devrimgazetesi.com.tr

Değerli okurlarım, daha önceden kafamda tasarladığım ‘Karıncanın deliğine çırpı sokmak!’ başlıklı yazımı yazmak üzere bilgisayarımın önüne oturmuştum ki; Halk TV’den yayınlanan bir haberle sarsıldım…

Sakarya Hendek havai fişek fabrikasındaki kalan fişeklerin imha edilmek üzere götürülmesi esnasında meydana gelen patlamada, üç askerimiz şehit olmuş ve on bir askerimiz yaralanmış…

Ne yazık ki; bu şehitlerden biri de; ailesi Tekirdağ Süleymanpaşa’da yaşayan Asb. Kd. Bçvş. Halil Tuna AKGÖZ olmuştur!..

Tekirdağ’a bir şehit ateşi daha düştü!.. Şehit olan tüm askerlerimize tüm vatandaşlarımız adına Allah’tan rahmet ve yakınlarına sabırlar dilerim… Ruhları şâd olsun… Vatan hizmetleri asla unutulmayacaktır…

Bu haber yetmezmiş gibi; İpsala’dan da kötü bir haber aldım: İpsala’nın klarnet ustası ve İpsala İlçe Milli Eğitim müdürlüğüm esnasında kendisiyle birçok çalışmaya imza attığımız Hasan İşçi pankreas kanseri nedeniyle, son günlerini yaşar hale gelmiş... Eğer; bu gün İpsala’da halk oyunları varsa, bu; Hasan’ın ve o dönemde Halk Eğitim Müdürü olan Lütfü Bayır kardeşlerimin eseridir…

Hayır, bu şartlarda yazamam. Ama; bir şeyi tekrar vurgulamak isterim:

Ne diyordu şair  John Donne: "Ada değildir insan, bütün hiç değildir bir başına; anakaranın bir parçasıdır, bir damladır okyanusta; bir toprak tanesini alıp götürse deniz, küçülür Avrupa, sanki yiten bir burunmuş, dostlarının ya da senin bir yurtluğunmuş gibi, ölünce bir insan eksilirim ben, çünkü insanoğlunun bir parçasıyım; işte bundandır ki sorup durma çanların kimin için çaldığını; senin için çalıyor."

Peki ama NEDEN? Çanlar bizim için çalıyor!? Sorgulayabilene ne mutlu!. Saygılarımla.

 

 

 

Firma Rehberi
Whatsapp
google_160x600