Tarımı, vergisi, dış ticareti ve yasaklarıyla bir başka açıdan alkol

04 01 2021
227 kez okundu
kiyikose@devrimgazetesi.com.tr

YERLİ RAKI AZALIYOR
İTHAL VİSKİ ARTIYOR

TV’lerde peş peşe kaçak alkol kullanımından ölümler ve kaçak içki imalathaneleri ve ele geçirilen kaçacak içki haberleri çıkıyor. İdeolojik nedenlerle de sık sık gündeme getiren alkol konusunu 54. Hükümet döneminin Turizm Bakanı Bahattin Yücel başka bir açıdan ele aldı. “Alkol deyip geçmeyelim” diyen Yücel’in turizmgazetesi’ndeki yazısında şöyle deniyor:

“Son yıllarda kamuoyunda tartışılmayan, daha doğrusu iktidar dışındaki siyasal partilerin tabu gibi değerlendirerek, gündemlerine almadıkları bir sorun yaşanıyor. “Kaçak içki olayı niye tartışılmıyor.” 

-2008-2020 yılları arasındaki 12 yılda alkollü içeceklerde vergiler artırılarak uygulanan, yasakçı yaklaşım ve muhalefet partilerinin bu konuda tavır almayışları, yalnız ölümlerin nedeni değil. Başka boyutları da var.

-İslami duyarlık üzerinden sürdürülen ideolojik yaklaşım 2,5 milyar lira tutarında vergi kaybına da neden oluyor. Ayrıca yerli üreticileri zorlayan aşırı vergi yükü, yabancı ürünlerin ithalatında artışlara ve giderek pazarı yabancı üreticilerin ellerine geçirmelerine uygun ortamı hazırlıyor.

ALKOL DEYİP GEÇMEYELİM

-Öncelikle ithalatın tırmanışı açısından bakıldığında, sayılar çok çarpıcı görünüyor. İthalat artarken kayıt içi rakı üretimi önemli ölçüde düşüyor. 2008’de 45 milyon litreden, 2019’de 27 milyon litreye inerek, neredeyse yarı yarıya azalıyor. 

-İthalat 2008- 2019’da 3.5 milyon litreden 9.5 milyon litreye çıkarak, yüzde 300 arttı. Türkiye’de üretimi olmayan viski ithalatı, 2008 yılında 1,6 milyon litreden, 2019 yılında 10 milyon litreye çıkarak 10 kat arttı.

İthal votka  2008’de 1.5 milyon litreden, 2019 yılında 3 milyon litreye çıkarak, 2 kat artıyor.

Bu durumda vergi kayıpları yanında, bağcılık ve anason üretimi de düşmekte, yıllarca bu alanda ekim yapılan kırsal kesimin gelirleri de azalıyor. Özellikle ithal edilen etil alkolün 3 kat artması, merdiven altı üretimde anason esansından yararlanılması gibi etkenler, ulusal ekonomiye zarar veriyor. Bu tablodan ortaya çıkan vergi kaybı yılda 2.5 milyar TL’ye ulaşmaktadır.

ABDÜLHAMİT BASKICI MI?

-İdeolojik temelli yaklaşım, sürekli referans alınan 2. Abdülhamit’in konuya yaklaşımından daha baskıcı ve yasakçıdır.

-Geçmişten örnekler vermek gerekirse, 1900’lerin başlarında Türkiye’nin Batı bölgelerinde özellikle Trakya’da üretilen şaraplar, Selanik, İstanbul ve İzmir Limanlarından, daha sonra Tekirdağ limanından başta Fransa olmak üzere Avrupa’ya gönderilmekte, yıllık ihraç edilen şarap miktarı 300 milyon litreyi aşmaktadır.

-Günümüzde aradan geçen 120 yıllık sürede şarap üretimi, -aynı bölgeler dahil- bütün Türkiye’de 65-70 milyon litrenin üzerine çıkamamaktadır.

Türkiye’de üretilmeyen ithal ‘viski’ satışları, yerli üretim rakı üzerine aşırı yüklenen vergi politikası nedeniyle son sekiz yıllık süreçte 10 kat artmıştır.

Sonuçta alkol diyerek geçmemeliyiz.

Aksi halde inançların ardına gizlenerek, iç pazarı yabancı sermayeye teslim etme girişimlerini anlamakta çok zorlanırız.

///////

Gözler, bayram ikramiyesi zammında 

Lanet olası 2020 yılı nihayet bitti; 2021’e yeni umut ve beklentilerle adım attık.

Memur ve emekli yeni yılda ne bekliyor?
‘Cüce zamlardan’ ötürü iki yakası bir araya gelemeyen 13.2 milyon emekli, dul ve yetim 1000’er lira olan bayram ikramiyelerinin bu yıl en az 1500 liraya çıkartılmasını istiyor. 2018’den beri  artış yok çünkü.

Kamu çalışanları grev hakkından yoksun olduğundan toplu sözleşme masasında eli zayıf kalıyor; hükümet ne zam veriyor ki…

 

 

 

 

Whatsapp
google_160x600