SİYASET ARASI BİLİM

18 01 2021
581 kez okundu
imbik@devrimgazetesi.com.tr

Bu günlerde yaşadığımız siyasal çalkantılar, bana; kimya dersleri verdiğim yılları anımsattı. Çünkü: Atatürk’ün dediği gibi, “Bilim hayatta en önemli yol göstericidir…” ve de yaşadığımız olayların bilimsel bir açıklaması olmalıdır... Herhalde yaşadığımız bu olayların siyaset, sosyoloji ve hatta ekonomi biliminde bir açıklaması yapılacaktır. Ve hatta bu yaşadığımız olaylar psikoloji biliminde  “kişisel ihtiraslar” başlığı altında incelenerek, bir açıklama getirilmeye çalışılacaktır. Ben ise; yaşadığımız bu durumu kimyasal olaylarla izah etmek gibi bir duyguya kapıldım.

Kimyasal olaylarda geçen bazı tanımlar vardır... Örneğin; KATALİZÖR

Katalizör: Kimyasal olaya katılan, kimyasal olay için gerekli olan, ama kimyasal olay sonrası hiçbir değişikliğe uğramayan maddedir. Yani; kimyasal olayda etkili, ama olaya girdiği gibi (hiçbir değişikliğe uğramadan) çıkan maddedir. Örneğin; suyun hidrolizinde (suyun kendisini oluşturan hidrojen ve oksijen gazına ayrışmasında) sülfürik asit olaya giren, olayın olmasını sağlayan, ama olay sonrası hiçbir değişikliğe uğramadan çıkan maddedir. Yani; MHP gibi… MHP olası bir erken seçim düğmesine basarak kendisini daha fazla yıpranmasını engelleyerek, en azından mevcut durumunu muhafaza etme yolunu seçecektir.

Kimyasal olaylarda geçen bir diğer tanım da; AKTİVASYON ENERJİSİ’dir.

Aktivasyon enerjisi: Kimyasal bir olayın başlaması için gerekli enerjidir. Yani; yukarıda değindiğim suyun hidrolizi olayında, siz suyun içerisine ne kadar sülfürik asit atarsanız atın hidroliz gerçekleşmez. Olayı başlatmak için mutlaka bir elektrik enerjisine ihtiyaç vardır. Ancak; bu enerjiyi verirseniz su kendisini oluşturan hidrojen ve oksijen moleküllerine ayrışabilir... Yani; Amerika’ya rağmen Avrupa Birliği’ne girmek isteyen sermaye sınıfı, bu konuda kendisine MHP gibi bir katalizör bulup, gerekli enerjiyi sağlayarak siyasi bir dalgalanma yaratacaktır.

Yani; bu günlerde yaşadığımız siyasi olaylar, kimyasal olaylarla bir paralellik arz etmektedir. Ancak; şunu da unutmamak gerekir. Kimyada kısa yazılımıyla N.Ş.A. diye ifade edilen bir olgu vardır. Yani; kimyada bazı olaylar ‘Normal Şartlar Altında’ gelişir ve beklenen sonuçları verir. Örneğin; su N.Ş.A.’da 100 santigrat derecede kaynar. Suyun üzerindeki basınç değişirse bu kaynama noktası da değişir...

Kimyada bir de önemli bir prensip vardır. Lavvaziye Kanunu. Bu kanuna göre; kimyasal bir olaya giren maddelerin (N.Ş.A.) kütleleri toplamı, kimyasal olaydan çıkan maddelerin kütleleri toplamına eşittir. Bu aşamada halkımız MHP’ye şunu sormaz mı: Peki ne değişti? Dün siz buradaydınız, bugün gene burada olmak istiyorsunuz... Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!

Bu günlerde siyaset normal şartlar altında gelişmiyor ve bunun sonucu olarak şu an sahnede olan Muharrem İnce Sosyal Demokrat Hareketi bölmekten öte bir işe yaramayacaktır. Ama; inanıyorum ki; şu sıralar Tayyip Erdoğan’ın etekleri zil çalıyordur. Oysa ülkemiz N.Ş.A. olsaydı, böyle mi olurdu?

Her şeye rağmen, zurnanın zart dediği yerde vatandaşımızın en doğru kararı vereceği inancını taşıyorum...

 

Whatsapp
google_160x600