‘SAĞLIK ÇALIŞANLARI ÖLÜMÜNE ÇALIŞIYOR’

16 09 2020
225 kez okundu

Salgının yükünü canlarıyla ödeyen sağlık emekçileri, iktidara acil önlem çağrısı yaptı. Türk Tabipleri Birliği (TTB), tüm illerdeki tabip odalarıyla birlikte “Yönetemiyorsunuz, Tükeniyoruz Haftası” ilan edilen 14 ve 18 Eylül tarihleri arasında siyah kurdele takma, yürüyüş ve saygı duruşu gibi eylemler yapma kararı aldı. Eylem kapsamında Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde Hasan Ali Yücel Meydanında bir araya gelen ve koruyucu tulum ile gözlük takan hekimler ve sağlıkçılar, 8 günde 8 hekimin yaşamını yitirdiğini anımsatarak “Suçu vatandaşa, yükü hekimlere ve sağlık çalışanlarına yıkanların tarihsel sorumluluğunu her gün hatırlatacağız” dedi. 
ÖLDÜK, ÖLÜYORUZ
Tekirdağ Tabip Odası Başkanı Gamze Varol; “Bugün bir anma, bir paylaşım, bir farkındalık için bir araya geldik. Ve derin üzüntü içindeyiz. Binlerce vatandaşımız vefat etti, onlarca sağlık çalışanı yaşamını yitirdi. Bu giydiğim kıyafeti her gün giyiyor sağlık çalışanları… Her gün… en az 8 saat, hatta 24, hatta 36 saat… Öldük, ölüyoruz. Başka söze gerek yok, tükendik. Yaşatmak için yaşamalıyız. Sağlık çalışanları çok zor şartlarda ölümüne çalışıyor. Tükeniyor. Sağlıklı ve güvenli ortamlarda çalışmak, yaşamak ve yaşatmak istiyoruz. Sadece hekimler ve sağlık çalışanları değil, babalarımız, annelerimiz, kardeşlerimiz ölüyor. 300 bine yakın kişi COVID-19 tanısı aldı 7 binden fazla vatandaşımız yaşamını yitirdi. Ve dün 1716 kişi daha hasta oldu, 63 yurttaşımız da yaşamını yitirdi. Bunlar sadece birer rakam  değil… Bir anne, bir baba, bir evlat öldü.” 
YETERSİZ VE KAYGI VERİCİ BULUYORUZ
Varol; “Bakın, bir uçak düşse günlerce haber olur, manşetlerden inmez ama dostlarım 6 aydır her hafta bir uçak düşüyor neredeyse… Artık rakamlar verilmiyor bile… Ekonomik kaygılar salgın ile mücadelenin önüne geçti. Erken yeniden yeniden açılma nedenli daha çok olduğunu bildiğimiz ama resmi olarak açıklanan rakamlarla dahi her gün 50’den fazla yurttaşımız, önlenebilir bir hastalık olan COVID-19’dan hayatını kaybediyor. Bizler tabip odası yöneticileri, üyeleri; COVID-19 Salgın ile mücadele sürecinin bilimsel yöntem, şeffaf veri ve ilgili tüm kesimlerin katılımı ile etkin ve koordineli bir anlayışla yönetilmesini istiyoruz. COVID-19 salgını ve mücadele sürecinin bugüne kadarki yönetim biçimini yetersiz ve kaygı verici buluyoruz.”
SALGIN VATANDAŞLARIN BİREYSEL ÇABALARIYLA ÖNLENEMEZ
Varol; “Ülkenin en önemli ve gerçek gündeminin COVID-19 salgını olduğunun kabul edilmesini ve ülkeyi yönetenler başta olmak üzere tüm kişi ve kurumların bu gerçekliğe uygun tutum almasını istiyoruz. Ülkeyi yöneten yetkili kişi ve kurumlar salgın tedbirleri, salgın bütçesi, salgın koordinasyonu, salgın planlaması konusunda acil, kapsayıcı ve inandırıcı bir program uygulamalıdır.  Hükümet bir an önce, TTB ve TTB uzmanlık dernekleri ile birlikte COVID izleme heyetimizin birikimini ve önerilerini paylaşabileceğimiz bir zemini oluşturulmalıdır. Sağlık Bakanlığı’nın başta TTB olmak üzere bütün sağlık meslek odaları, sağlık sendika ve dernekleri ile birlikte “COVID-19 işbirliği ve ortak çalışma meclisi” oluşturmasını talep ediyoruz. Tamam, maske, hijyen, mesafe önemli ancak şu da bir gerçek ki hiçbir salgın vatandaşların bireysel çabalarıyla önlenemez. Bireysel tedbirler merkezi ve kapsamlı bir irade ve güven verici kararlarla birlikte uygulanmalıdır. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı, il Hıfzıssıhha kurullarını işlevli kılmalı, başta Belediyeler ve kent konseyleri olmak üzere işçi-memur sendikaları, hemşeri – köy derneklerinden, kültür sanat dernek ve vakıflarına kadar bütün demokratik kitle örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarını sürece katmalıdır.”
BİZLER YAŞAMADAN YAŞATAMAYIZ
Varol; “Hekimler ve bütün sağlık çalışanlarının ölüm – kalım savaşına dönüşen COVID-19 mücadelesinde yalnız bırakılmayacakları, korunacakları, maddi ve manevi olarak desteklenecekleri bir ortam yaratılmalı; hastalanan ve vefat eden arkadaşlarımızın durumu “meslek hastalığı” olarak kabul edilmelidir. Salgının yaygınlaştığı ve uzun süreceğinin yadsınamaz hale geldiği bu dönemde:
Hekimler ve sağlık çalışanlarının çalışma süreleri virüs yükünü düşürebilmek için düzenlenmelidir, dinlenme yer ve zamanları pandemi göz önünde bulundurularak yapılandırılmalıdır. Yeterli sayıda kişisel koruyucu ekipman sağlanmalı ve bu konuda hiçbir aksama yaşanmamalıdır. Çalışma yaşamı, ulaşım, eğitim başta olmak üzere toplu bulunma ortamlarına dair insan yaşamını önceleyen, insan emeğinin değerini koruyan yasal ve idari düzenlemelerin hak kaybı yaratmadan ve en dezavantajlı, yoksul kesimleri - emekçileri gözeterek ivedilikle yapılmalıdır. COVID-19 salgını ile mücadele gerçekler üzerinden, olağandışı durum tanımıyla ve bir seferberlik ruhuyla yönetilmelidir. COVİD-19’dan yaşamını yitirmek Sağlık Çalışanlarının fıtratında değildir. COVID-19 salgını mücadelesinde başarı; Akıl ve bilim temel alınarak, gerçekleri konuşarak, filyasyon ve test süreçlerini çok iyi yöneterek, tedavi ortamını iyileştirip, sağlık çalışanlarını motive ederek sağlanır. Sözlerime son verirken, salgının başlangıcından bugüne dek 30 bin sağlık çalışanı enfekte oldu, 91 sağlık vefat etti, 39’u hekim… Bu veriler ancak ulaşabildiklerimiz. Salgının giderek yaygınlaştığı bugünlerde daha çok kayıp vermek istemiyoruz, Diyoruz ki yukarıdaki önerilerimizi dikkate alınız. Suçu vatandaşa, yükü hekimlere ve sağlık çalışanlarına yıkarak salgın yönetilirse kayıplarımızın vicdani yükünü yüreklerinin en derinlerinde hissedebilmeleri için karar vericilerin sorumluluğunu her gün ama her gün hatırlatacağız. Tükenmek değil, üretmek, sevmek, iyileştirmek, yaşamak istiyoruz.”
Göksel GÜRSOY

Whatsapp
google_160x600