NAZIM VE KEŞAN’DA BİR GECENİN ANATOMİSİ (4)

10 12 2020
255 kez okundu
imbik@devrimgazetesi.com.tr

Aşağıdaki satırlarda barış ve kardeşliği, sevgiyi bulmakta çok mu zorlanıyorlar acaba?

Gözlerin gözlerin gözlerin
Sonbaharda öyledir işte kestanelikleri Bursa'nın
Ve yağmurundan sonra yapraklar
Ve her mevsim ve her saat İstanbul!
Gözlerin gözlerin gözlerin
Gün gelecek gülüm,  gün gelecek
Kardeş insanlar birbirine
Senin gözlerinle bakacaklar gülüm
Senin gözlerinle bakacaklar...

Cezaevinde ölümü beklerken karısından bir don istemesi bize yaşamanın anlamını ve de; her şeye rağmen sürdürülmesi gerektiği düşüncesini ve hatta;

"En güzel gün, henüz yaşanmamış olan gündür"

Cümlesi ile bizlere yaşama sevinci ve de umut aşılamıyor mu? Başta gençlerimiz olmak üzere bu günlerde böylesine ifade edilen umutlara ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu anlamıyorlar mı? Bu insanlar artık her türlü baskıyı reddederek, özgür bir birey olmanın onurunu ne zaman yaşayacaklar? Dostoyevski'nin söylediği gibi:

"Dünyayı güzellikler kurtaracak… Ve bir insanı sevmekle başlayacak her şey."

Ne dersiniz? Yarın Nazım'ı sevmeye başlayamazlar mı?
Saat: 05.00 'e yaklaşıyor.

-BİTTİ-

Whatsapp
google_160x600