KEŞAN’IN KURTULUŞ GÜNÜ

19 11 2020
438 kez okundu
imbik@devrimgazetesi.com.tr

Dün 19 Kasım Keşan’ın kurtuluş günüydü… Bizlere özgürce yaşama olanağı vermek için canlarını veren şehitlerimizi, çarpışan gazilerimizi minnet ve şükranla anıyor ve sizlerle “Keşan Tarihi”  kitabımda yer alan Keşan’ın kurtuluş günü ile ilgili bölümü paylaşmak istiyorum..

Keşan’ın teslim alınışı veya kurtuluşu:

Sarpdereli Kara Salih, çetesini tekrar harekete geçirip intikam almaya girişirken, Trakya’yı Yunanlılardan teslim alıp Türk Kuvvetlerine teslim edecek İtilaf Devletleri heyeti ve askeri birliği Keşan’a geldi. Heyetin gelişinden sonraki öc alma davranışları, işin öncesini bilmeyen yabancıların Türkleri saldırgan ve haksız kişiler olarak tanımalarına yol açacak; siyasal bir hata teşkil edecekti. Böyle düşünen Müftü Raşit Efendi, Kara Salih’e bir mektup göndererek, onu intikam alma etkinliğinden caydırdı. Kara Salih’in Müftü’den mektup alışından önceye ait hareketleri ve bazı Keşanlı gençlerin Türk birliğini karşılarken elde taşınacak dövizler hazırlamaları Yunan subay ve erleri çok öfkelendirmişti. Müftü Raşit Efendi, Yunan komutanının giderayak Keşan’da bir genel öldürme emri vermeye niyetlendiğini öğrendi. Bunun üzerine Türk halkını bir miting yapmaya çağırdı. Toplanan ahali; başlarında Müftü Raşit Efendi, Hafız Mustafa Efendi ve şimdi Belediye Elektrik Santrali binası olan (halk eğitim merkezi arkasındaki eski bina) o zamanki un fabrikasının sahibi İtalyan Berç Efendi bulunmak üzere Yunan komutanıyla İtilaf Devletleri Heyetinin barındığı karargâh önüne geldi. Adı geçen halk temsilcileri karargâha giderek Yunan komutanının niyetini öğrendiklerini ve bu karardan vazgeçmese; emri vermesine imkan bırakmadan onu tutuklayacaklarını bildirdiler. Halk tarafından linç edilmekten korkan Yunan komutanı Heyet mensubu yabancı subaylara ve halk temsilcilerine, böyle bir emir vermeyeceğine dair teminat verdi. Bu arada Müftü Raşit Efendi’ye, «Öldürülmesi gereken asıl elebaşı senmişsin fakat ne yazık ki vaktinde anlayamamışız!» dedi.

Ahmet Göksoy anlatıyor: «O ara Keşan’a gelen, itilâf devlet temsilcileri,  Yunan askerlerini, güvenlikleri için, şu anki Hükümet Konağı’nın arkasında bulunan ve pencereleri demir parmaklıklı bir binaya koydular. Hatta buraya konan askerler zaman zaman bize su verin diye bağırıyorlardı..

Bu arada; Trakya-Paşaeli (Rumeli Müdafaa-i Hukuk) Cemiyeti Keşan Şubesi başkanı Şapçılı İsmail Ağa İstanbul’dan döndü ve bir «sancak-ı şerif» (dini sancak) getirdi. Türk Kuvvetleri gelmezden önce bu sancak açıldı ve dükkânlara, evlere Türk bayrakları asıldı. İki gün sonra Türk Birlikleri’nin Keşan’a geleceği ve Keşan’ı teslim alarak, TBMM sınırları içerisine dahil edeceği haberi halkın arasında yayıldı. Hepimiz sevinç içerisindeydik.. Hatta; Gazozcu Mahmut ile Osman isimli bir çocuk Hükümet Konağı’na bayrak çekmek istediler. Ama; kurallara göre bayrak, devir-teslim töreninden ve işgalci Yunanlılar şehri terk ettikten sonra çekilecekti ve bayrağın önce çekilmesinden Yunanlılar rahatsız olup, ilçede bir kargaşa yaşanabilirdi.. Bu nedenle; Müftü Raşit Efendi teslim alınma töreninden önce Hükümet Konağı’na bayrak çekilmesine izin vermedi.

-DEVAM EDECEK-

 

Whatsapp
google_160x600