ESNAF, ZAMLI YAĞI RAFA KOYMAYA BİLE UTANIYOR

30 01 2021
527 kez okundu
kiyikose@devrimgazetesi.com.tr

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ayçiçek yağının fiyatındaki önlenemeyen artışın sorumlusunun, yerli üreticiyi desteklemeyip, ithalata dayalı bir tarım politikası izleyen AKP  iktidarı olduğunu söyledi. 

Pandemi koşulları nedeniyle yabancı ülkelerin gıda ürünlerinin ihracatına kısıtlama getirdiğine dikkat çeken Gürer, bu durumun mutfakların vazgeçilmezi olan ayçiçek yağının fiyatını daha da artıracağı gibi, erişiminin bile güçleşebileceği anlamına geldiğini belirtti. 

Türkiye’nin ayçiçeğinde ve ayçiçek yağında dışa bağımlı bir ülke olduğuna vurgu yapan Gürer, “Ne yazık ki ayçiçeği yağ açığımız yüzde 40’a yakın bu oranda da ithalata bağımlıyız” dedi. Pandemi sürecinde çok sayıda vatandaşın işinden olduğunu, esnafın, çiftçinin, emeklinin, işçinin, işsizin, toplumun önemli bir kesiminin evinin geçimini sağlayamayacak duruma geldiğini anlatan Gürer, “Her mutfağın en önemli ihtiyacı olan ayçiçek yağına gelen zamlar geçim sıkıntısı çeken vatandaşın sorunlarına tuz biber ekti. İnsanlar ay çiçek yağının etiketine bile bakamayacak duruma geldi. Seçim bölgem olan Niğde’de bazı esnafların yerel basına yaptığı açıklamalarda, zamlı yağları rafa koymaya bile utandıklarını belirtiyorlar. Zamlar esnafı da tüketiciyi de perişan etti” şeklinde konuştu. 

YERLİ ÜRETİCİ DESTEKLENSEYDİ BÖYLE OLMAZDI 

Bu olumsuzluğun sorumlusunun ithalata dayalı politika izleyen AKP iktidarı olduğunu yineleyen Gürer, “AKP iktidarının plansız, öngörüsüz politikaları ve ithalatta dayalı tarım politikası duvara tosladı. Destekler çiftçiye gerekli ve yeterli oranda verilmedi. Yerli üretici desteklense, borçları 5 yıla yayılarak faizsiz bir ödeme yapılandırılması getirilse ve girdi maliyetlerinin düşürülerek üreticinin yeniden toprakla buluşması sağlansa en azından sorunların daha da artmasının önüne geçilmiş olur. Başta ayçiçek yağı olmak üzere, temel gıda ürünlerinde dışa bağımlı olmaktan kurtulacak politikalar uygulanmalıdır” dedi.


KAYSERİ İLE FETÖ YAN YANA GETİRİLEMEZ

CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, eski AKP milletvekili Mustafa Atsız’ın “Kayseri Türkiye’nin Pensilvanyasıdır” demesine tepki gösterdi. Kayseri’de bir dönem ‘AKP’nin prensi’ olarak bilinen, eski Kayseri İl Özel İdaresi Genel Sekreteri, şimdinin Mersin Vali Yardımcısı Mustafa Atsız’a karşı şöyle konuştu: “‘Kayseri FETÖ’nün başkentidir. Kayseri’de FETÖ borsası, FETÖ borsasının yargı ayağı var’ diyor. AK Partili siyasilere sesleniyorum: Neredesiniz? Bu iddialar karşısında niçin sessiz kalıyorsunuz? İşin ucu size dokunur diye mi korkuyorsunuz? Kayseri’yi FETÖ ile yan yana getirmek kimsenin hakkı da değildir, haddi de. Sayın Vali Yardımcısı, kimler Kayseri’de FETÖ borsası? Yargı ayağında kimler var, açıklayın. Biz biliyoruz ki, FETÖ’yü kazırsanız altında AK Parti çıkar, AK Parti’yi kazırsanız altından FETÖ çıkar.”


BİLİYOR MUSUNUZ?

TÜRK Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan’ın, ülkemizde eğitim ve sağlık başta olmak üzere, devletin asli ve sürekli işlerinin gördürülmesinde dahi 4-B statüsünde kamu çalışanlarının istihdam edildiğini hatırlatarak; kamu işvereninin 657 Sayılı DMK’nın 4-B maddesinin ihdas edilme gerekçesine aykırı bir tasarrufu ortaya koyduğunu bildirdiğini ve “Tüm sözleşmelilerin kadroya geçirilerek, sözleşmeli istihdamın tamamen ortadan kaldırılmasını istiyoruz” dediğini...

 

Whatsapp
google_160x600