Çorlu sevdalısı futbolcu Kadri Ergin’i tanımak ister misiniz?

04 08 2020
527 kez okundu
kiyikose@devrimgazetesi.com.tr



‘SONRA DA’ ŞİİRİNİ EROL EVGİN BESTELİYOR

Size,  Kadri Ergin’i tanıtmak istiyoruz. Kendisi Çorlu Lisesi mezunu, şu anda emekli bir memur… Ankara’da yaşıyor. Sohbetlerinde edebiyat ve şiire yöneliyor hemen; çok keyifli bir ‘yarı Çorlulu’ sayılıyor. Şiirleri zaman zaman Mine Kırıkkanat’ın Cumhuriyet’teki köşesinde yayınlanıyor.

Geçenlerde sanatçı Erol Evgin kendisini aramış ve şiirlerinden birisinin bestesini yapmak üzere izin istemiş. “Memnuniyetle” demiş hemen Ergin…

Kadri Ergin’in “Sonra  da…” şiiri büyük yankı uyandırdı; sanırım bunu besteleyecek.

Çorlulularla, özellikle de liseden arkadaşlarıyla sohbete bayılıyor.

1953 doğumlu, Çorlu’nun ünlü Alipaşa İlkokulu’ndan mezun olmuş. Çorlu Lisesi’ni bitirmiş.

1972’lerde Çorlu Lisesi’ndeki anılarını anlatırken, gözleri buğulanıyor. Yakışıklı ve güçlü bir fiziği var. Çorluspor’da bir dönem futbol oynamış; ama daha sonra üniversite eğitimi ve memuriyeti buna engel olmuş.

-Çorlu’dan kimleri tanıyorsunuz, diye soruyoruz.

“Ben çakma Çorlulu değilim. En yakın arkadaşım Nurullah Saran ve Hasan Diktaş’tır. ‘Kara Levent’ namıyla bilinen, Çorlu’nun renkli simalarından Levent Diktaş’ın öldüğünü duyunca ağladım. Biraderleri Mehmet Diktaş da dostumuzdur. Hepsine başsağlığı diliyorum. Ben Çorluspor Amatör Lig’de iken başarılarından en keyif aldığım dönemdir. Aydın Diktaş abim, lise bahçesinde top oynarken görmüş; beni Çorluspor’a götürdü. Ünlü ‘Tepe Ahmet’ diye bildiğimiz Çorlu’nun efsanevi spor adamı Ahmet Özdemir bana o zamanki para ile 50 lira ‘transfer’ bedeli verdi, lisansımı çıkarttılar. Sanıyorum lisansım hala Çorluspor’dadır, kendimle iftihar ederim Çorlusporlu olduğum için… Tekirdağ liginden başka grup maçlarında Edirne ve Kırklareli ile oynadığımı hatırlıyorum. Ama dediğim gibi okul ve memurluk spordan uzaklaşmama neden oldu, üniversite yıllarım başladı… Ama hiçbir arkadaşımdan uzak kalmadım, onları sık-sık aradım, onlar da beni aradılar…

- Aydın Diktaş dedin, biraz anlatır mısınız?

-Aydın Diktaş çok büyük futbolcuydu, o günleri hatırladığımda kendisini Metin Oktay’a benzetirim… ‘Vali’ diye bilinen Fevzikan Boyuneğmez abimiz vardı, ‘Vali’ demek ona çok yakışırdı, çok saygılı bir kişiydi. Sanıyorum, Silivri’de diş tabipliği yapıyordu. ‘Şarbo’yu herkes bilirdi, Şeref Kırcalı çok önemli bir futbolcuydu o da vefat etmiş… Değerlendirilseydi çok değerli bir futbolcu olurdu. Devam ediyorum bazı isimlere… ‘Turşu Kemal’, ‘Yavuz Kaptan’, ‘Tatar Yüksel’, ‘Kıvırcık Ercan’, ‘Patel Oğuz’, ‘Keriz Yılmaz’, ‘Patik Halil’ ve ‘Sarı Muzaffer’ gibi dostlarımı hatırlıyorum, bu nesillerin içinde ‘Tatar Yüksel’ dediğimiz bir kaleci vardı; çok önemli bir topçu sayılıyordu. Bazılarının isimlerini unutuyorum artık. Keşke notlarımızı kitaplaştırsaydım…

Bazı arkadaşlarımın vefatını duyunca çok üzüldüm. Çorlu Belediyesinin yaşayan bu spor camiasını toplamasını veya Çorlu’nun kurtuluş gününde etkinlik yapılmasını isterim.

- Çorlu’daki o zaman futbol sahası neredeydi?

- 1939’da yapılan Askeri Hastane’nin karşısında, 1960 öncesinde DP Milletvekili, Dr. Zeki Erataman’ın çabaları sonunda yapıldığını söylerlerdi bize… Biz bu lisede okuduk. Bir de babam söylerdi; Balkan kökenli Ahmet Peker vardı, o da DP milletvekili idi.

- Cumhuriyet ve Hürriyet gazetesinde çalışan dostlarım da vardır; Cüneyt Arcayürek, Uğur Mumcu, Mustafa Ekmekçi gibi… Çorlulu olmasından ötürü Yalçın Bayer abimizle de tanışırım. O bizden sonraki nesildir. Hala Hürriyet’teki yazılarını severek okurum.

Bir de onun eniştesi o zaman ‘Eriko’ diye bildiğimiz daha sonra, açtıkları tuhafiye mağazası ‘Mirko’dan ötürü adı bununla anılan Ercan Özbaşaran’ı bilirim.

(Bu arada söze, Çorlu’da bir dönemin önemli giysi markalarından ‘Mirko’nun sahiplerinden Ercan Özbaşaran giriyor. Kadir Ergin’i hatırlıyor; o da kendisinin çok iyi futbolcu olduğunu anlatıyor. “Ne yazık ki bir süre sonra Ankara’ya okumaya gittiğini öğrendik Kadir kardeşimizin” diyor.)

Bu anlattıklarımızı tabii ki Çorlu’daki dostlarımız biliyor. Dileriz okuyanlar eklemeleri varsa bana gönderebilirler.

Çorlu’da ben de iz bırakın bir spor adamı da; Hamza Alan’dır… O dönemlerde ‘milli hakem’ unvanını almıştı; Çorlu’ya futbol adına çok hizmetlerde bulunmuştur. Onun sayesinde genç milli takıma davet edildim; sanırım 1973’lerdi. Oynamak kısmet olmadı.

Kadri Ergin çok şeyler anlatıyor; ama biz onun iyi bir şair olduğunu için bestelenmek üzere Erol Evgin’e verdiği şiiri merak ediyoruz.

SONRA DA

Sonbaharlardan

sonra da

sonbaharlar gelir

bazen

kışlar bitmez

yazlar gelmez

parklarda sıkışır kalır

baharlar

Ağır bir kırlangıç olur geçersin

kendi bulutlarının üzerinden

Ayrılıklardan sonra

da ayrılıklar gelir bazen

konuşacak bir şeyi

kalmayan

masalara kalırsın

bir gelincik gibi

durur

kırmızıda

zamanlar

 

Ağır bir kırlangıç olur geçersin

kendi yıkıntılarının üzerinden

 

Ölümlerden sonra da

ölümler gelir bazen

sevmez yoksul

mezarları

büyük besteleri

küçük yüreklerinde

küçük harflerle

küçük cümlelerle

yaşarlar sevgileri

geceler rüzgarlara

vurur

zamanları keser

Ağır bir kırlangıç olur geçersin

kendi umutsuzluklarının üzerinden

Whatsapp
google_160x600