ÇEKİLİN YOLDAN KATAR GAZI GEÇİYOR..

28 11 2020
488 kez okundu
imbik@devrimgazetesi.com.tr

Efendim, Saros Körfezinin yok olması pahasına; Sazlıdere Köyü kıyılarında Katar doğal gazının Avrupa’ya taşınması amacıyla bir liman yapılmaya çalışılıyor ki; bence tüm karşı duruşlara rağmen bu Katar doğal gazı dolum limanı yapılacaktır!. 

Şimdi: Bu peşin kabullenmem neden diye soranlara cevabım şu olacaktır: “Görünen köye kılavuz istenmez!” Ben daha 2014 yılında bu konuya dikkat çekmiş ve aşağıda okuyacağınız yazıyı yazmıştım.. Ne derisiniz? Perşembenin gelişi Çarşambadan belli değil midir!?  Ve bu arada Türkiye Katar’a bu kadar göbekten bağlanmış iken; sonuç ne olabilir ki?

(MAYMUNA BAK, MAYMUNA!)

Bu yazıyı yazmak için aylarca bekledim ve nihayet yazmaya karar verdim.. Ancak; böylesi önemli bir konuyu kısa bir köşe yazısı olarak vermek oldukça zor!. Ama; “”Telaşa Gerek Yok.. Bizim Çocuklar! (11.06.2014)” ve “Yeni Osmanlı Federatif Cumhuriyetine Doğru mu!? (08.08.2014)” Başlıklı yazılarımı anımsayanlar, aşağıda değineceğim konuyu daha iyi anlayacaklardır.. Ve hemen şunu söyleyeyim ki; bu yazdıklarım bir akıl yürütmenin sonucudur..

Suriye olaylarının başlamasından biraz sonra ve hatta eş zamanlı olarak, Avrupa’da Ukrayna olayı patlak verdi ve enerji bakımından Rusya’ya bağlı Avrupa; Rusya’ya dişini gösterdi!.

Rusya bu karşı çıkış sonrası Avrupa’dan önce kendilerine sattığı doğal gaz paralarını ödemelerini ve daha sonra da; “Ço0k bağırmayın, doğal gazınızı keserim!” dedi ve Avrupa (ABD dahil) ne oldu? Emmi!..

Öyleyse doğal gaz Avrupa’nın bir var olma nedenidir ve en kısa zamanda Rusya’nın tekelindeki doğalgazdan kurtulmak zorundadır.. Peki; alternatif nedir? Katar doğalgazı!.. Aslında Avrupa arkasına ABD’yi de alarak yıllar öncesinden Katar doğal gazını Avrupa’ya taşıma yollarını aramaktadır..

Irak savaşları bunun birinci adımıdır.. Bu savaşlar sonrası, Sun’i inanışa sahip Katar’ın doğal gazını topraklarından geçirmesine izin verecek Sun’i bir bölge yaratılmıştır.. Katar ile ilişkilerine bakarsak; Türkiye veya Sayın Cumhurbaşkanımız buna çoktan yeşil ışık yakmıştır!

Peki; sorun nerede? Suriye’de!.. ABD Irak savaşlarını yaparken; Rusya ve İran, Şii inancına sahip Suriye ile köklü anlaşmalar yapmış; Suriye’nin varlığını sürdürmesini, uluslar arası arenada neredeyse teminat altına alarak, Avrupa’ya gidecek, Katar doğal gaz boru hattının Suriye’den geçmesini İran ile birlikte önlemiştir..

Şu an Suriye’nin kuzeyinde ve Türkiye ile sınır oluşturan toprakların işgal altında olduğunu ve ABD’nin İŞİD’e sınırlı hareket sahası bırakmasını iyi düşünürseniz, işgal altında ve sözüm ona “Güvenli bölge” olarak adlandırılan bu bölge aslında, Avrupa’ya Katar Doğal Gaz Hattının geçirilmesi plânlanan bölgedir..

Bölgede yaşanan savaşların ana sebebi yukarıda anlatmaya çalıştığım, enerji ve gaz pazar hakîmiyeti kavgasıdır. Dünyanın en büyük rezerv ve üretime sahip olan ülkelerden Rusya ve Katar'ın, kısmen de, İran'ın ve tabii ki de; başta ABD olmak üzere söz konusu savaşların ana nedeni olurken.. Türkiye ise bu rant kavgasının maşası olmuştur!. Irak ve Suriye ise bu rantın ev sahibi ve deplasman kan sahaları olmuştur.

Şimdi: Yok, Kobani imiş, yok özgür Kürdistan’mış, yok İşid devleti imiş v.s. geçin bunları geçin. Suriye’nin kuzeyinde müthiş bir rant kavgası var..

Ve, bu ranttan pay alma mücadelesine ne yazık ki; Kürtler ve Müslümanlar alet edilerek ve de; esas gayeyi gizlemek amacıyla, Suriye’nin kuzeyinde birçok canların yok olması pahasına, seyri şimdilik bedava gözüken, ama gelecekte ülkemizin çok büyük bedeller ödeyeceği “MAYMUNA BAK MAYMUNA!” oyunu oynanıyor!..

09.11.2014  hilmi dinçer

2014 tarihli yazıma bu gün bir ek yapmak istiyorum: Lütfen, Katar’ın ülkemiz üzerindeki toprak alımlarını, fabrikalarımıza sahip olmasını bir vatansever olarak düşünün veya araştırın.. Ödediğimiz bedelleri bir düşünün.. Kanal İstanbul’mu! Hadi; inceleyin ve bulduklarınızı toplumla paylaşın..

Whatsapp
google_160x600