CAN PAZARI (2)

15 10 2020
262 kez okundu
imbik@devrimgazetesi.com.tr

Efendim, birinci bölümde içkinin yani “Hamr”ın neden yasaklandığını anlatıyordum... Şimdi gelin; bir dönemler Diyanet İşleri Başkanlığı yapan Prof. Dr. Süleyman Ateş’in yazdığı Kur’an tefsirine bir bakalım:

Bu arada şunu belirtmek isterim: Kur’an-ı Kerim’in inmesinin tamamlanmadığı dönemlerde de Arapların bir kısmı putlara tapıyor ve de alkol kullanıyorlardı..

Müslümanlar arasındaki alkol konusundaki tereddütleri ve bu konudaki tartışmalara son vermek için “Maide suresi” 91. Ayet indi.

Fahri Râzi (1) şu rivayeti kaydediyor: “Hamr hakkında dört ayet inmiştir. Mekke’de “Hurmanın ve üzümün meyvalarından sarhoşluk ve güzel rızk elde ediyorsunuz” ayeti indi. Müslümanlar içkiyi helâl olarak içiyordu. Sonra; Ömer, Muâz ve sahabeden bir topluluk: “Şarap hakkında aydınlatılmalarını istediler... Bakara suresindeki: “Onlarda büyük günah ve insanlara bazı hayırlar vardır. Fakat onların günahları hayırlarından daha büyüktür…” ayeti indi ve topluluktan bazıları içki içmeyi bıraktı ve bazıları da içmeye devam etti. Hatta; aşağıdaki ayetin inmesine sebep olacak kadar içki içiyor ve içkili olarak camiye gidiyor ve namaza duruyorlardı.

Şimdi geliyoruz, zurnanın zart dediği yere: Bir gün imam içkili olarak namaz kıldırırken, “Ey inanalar! Putlara tapmayınız.” olarak ifade edilen ayeti “Putlara tapınız” anlamında bir ifade ile okuyor!

Düşünün: İslâmiyet yeni kuruluyor ve neye karşı kuruluyor? Putlara tapmaktan vazgeçip, tek Tanrı’ya ve O’nun elçisine yönelmeyi sağlamak için.. Bahsime konu olan olay şöyle gelişiyor:

Namaz kıldırırken imam, Kâfirun suresini şöyle okuyor: “Ey kâfirler, sizin taptığınıza ben de taparım!” İşte ne olduysa, bu cümleden sonra oldu. Öyle ya; tek Tanrı’ya yöneliş esnasında sarhoş bir imamın putlara tapmayı önermesi kabul edilebilir bir hata değildi ve bu olayın üzerine: “Ey inananlar, sarhoş iken namaza yaklaşmayınız ki; ne dediğinizi bilesiniz!” ayeti indi..

Şimdi; buraya nereden geldik? Peygamberimizin bir topluluğun eğlencesi ve sonradan kavga etmelerini gördüğü için içkiyi haram kıldığından söz etmiştik. Umarım; yukarıdaki açıklamalarımdan gerçeği öğrenmişsinizdir..

Yazayım mı? Yazmayayım mı? Diye düşünüyorum, ama yazayım! İçimden şunu söylemek geçiyor: Ulan! Sarhoş imam… Bu içkiyi bizim gibi içmeyi bilseydin de; içkinin haram kılınmasına sebep olmasaydın!. Ne çekiyorsak, senin yüzünden çekiyoruz!!

Efendim, bir de gül suyundan kolonyaya terfi eden kadınlarımızdan söz etmiştim.. Bırakın kolonya kullanmayı, şifa niyetine içilen ve içerisinde alkol barındıran ilâçların içimine dinimiz müsaade etmektedir. Meraklıları; Nisa ve Maide surelerini okusunlar..

Bu yazımı şöyle bitirmek istiyorum: İslâm’ın kelime anlamı “güzel insan” demektir.. Lütfen, çalmayın, çırpmayın, haram ve kul hakkı yemeyin... Bazı insanların peşinden; “Onda peygamberimizin yüzünü görüyorum veya onun kıçının kılı olayım gibilerinden saçma sapan sözlerle Allah’a şirk koşmayın ve şirk koşanların yanlarında bulunmayın.. 

Hoşça kalın güzel insanlar…

(1) Ulemadan biri olsa gerek.

 

 

Whatsapp
google_160x600