ANAYASA MAHKEMESİNDEN TEKİRDAĞ’A RET

Tekirdağ’da bir belediye başkanı meclisinin aldığı kararın iptali için Tekirdağ 2. İdare Mahkemesine dava açtı. Tekirdağ 2. İdare Mahkemesi de belediye başkanının dayanağı olan kanun maddesinin yanlış olduğu gerekçesi ile Anayasa Mahkemesine iptal davası açtı. AYM’de verdiği kararda, belediye başkanının meclisin ısrarı ile kesinleşen kararlar aleyhine 10 gün içinde idari yargıya dava açabilme hakkı olduğunu belirterek Tekirdağ 2. İdare Mahkemesinin isteğini oy birliği ile reddetti. Tüm Türkiye’deki belediye başkanlarını ilgilendiren bu kararla dava açabilme hakkı AYM ile korunmuş oldu.
21 11 2020
1440 kez okundu

Anayasa Mahkemesinin Resmi Gazete'de yayımlanan kararına göre, Tekirdağ 2. İdare Mahkemesi, baktığı bir davada uygulama konusu olan Belediye Kanunu'nun 23. maddesinin üçüncü fıkrasının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Anayasa Mahkemesi (AYM), "Belediye başkanının, meclisin ısrarı ile kesinleşen kararlar aleyhine 10 gün içinde idari yargıya başvurabileceğini” düzenleyen kanun hükmünün iptal istemini reddetti.
HUKUKA AYKIRILIKTAN AYM’YE İTİRAZ ETTİ
Tekirdağ 2. İdare Mahkemesinin 5393 sayılı belediye kanununun 23. maddesinin 3. fıkrasının Anayasanın 2. maddesine aykırılığını ileri sürerek iptaline karar verilmesi talebi Anayasa Mahkemesince reddedilerek Resmi Gazetede yayımlandı. Hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile yeniden görüşülmek üzere belediye meclisine iade edilen meclis kararlarının belediye meclisince ısrar edilmek suretiyle kesinleşmesi üzerine ilgili meclis kararlarının iptali talebi ile belediye başkanı tarafından açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Tekirdağ 2. İdare Mahkemesi iptali için Anayasa Mahkemesi başvurdu. İptali istenilen Belediye Kanunu'nun 23. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Belediye başkanı, meclis ısrarı ile kesinleşen kararlar aleyhine 10 gün içinde idari yargıya başvurabilir” hükmünü içeriyor.
DAVA AÇAN BELEDİYE BAŞKANI KİM?
Belediye başkanı meclisin aldığı karara karşı Tekirdağ 2. İdare Mahkemesinde iptal davası açıyor. Tekirdağ 2. İdare Mahkemesi de başkanın iptal davasının dayanağı olan belediye kanunun 23. maddesinin üçüncü fıkrasının yanlış olduğunu kanaatine vararak anayasa mahkemesine bu fıkranın iptali için dava açıyor. Anayasa mahkemesi de verdiği karar ile belediye başkanının kendi belediye meclisince alınan karar içi dava açabilme hakkının doğru olduğunu belirterek isteği reddetti. Davaya konu olan kararın verildiği Tekirdağ’daki belediye hangisi?  Belediye başkanı hangi meclis kararına itiraz etti? Bu soruların cevaplarını kamuoyu merak ediyor.
BELİRSİZLİK BULUNUYOR
Başvuru kararında, belediye meclisi kararlarına karşı belediye başkanı tarafından açılacak davalarda, belediyenin kim tarafından temsil edileceği konusunda belirsizlik bulunduğu belirtilerek, kuralın Anayasa'nın 2. maddesine aykırı olduğu ileri sürüldü.      
KANUN KOYUCUNUN TAKDİRİNDE
Gerekçede, Belediye Başkanının, kendisine tanınan yetki çerçevesinde hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile yeniden görüşülmesi için belediye meclisine iade etmesi üzerine ısrar edilmek sureti ile kesinleşen meclis kararlarına karşı bir başvuru mekanizmasının öngörülüp görülmeyeceği, ne tür bir başvuru mekanizmasının öngörüleceği ile bu başvurunun kim tarafından gerçekleştirileceğinin, koşullarının, kapsam ve mahiyetinin ne olacağının belirlenmesi anayasal sınırlar için kanun koyucunun takdirinde olduğu belirtildi. AYM’nin gerekçesinde; “Belediye başkanının, idari yargıya başvurabileceği meclis kararları, onun hukuka aykırı olduğunu değerlendirdiği kararladır. Belediye başkanı tarafından hukuka aykırı olduğunu ileri sürülen kararların yargı mercilerince denetlenmesinin sağlanması, idarenin hukuka bağlılığını gerçekleştirmeye ve böylece bireylerin hak ve özgürlükleri ile toplum menfaatinin korunmasına hizmet edeceği açıktır. Dolayısıyla kuralın kamu yararı amacına yönelik olmadığı söylenemez" tespitleri yapıldı.
KURALIN BELİRSİZ OLDUĞUNDAN SÖZ EDİLEMEZ
Kanun koyucunun, belediye başkanının belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olmasından ötürü davacı ve davalı sıfatlarının birleşmesi nedeniyle işlevsiz hale gelecek bir mekanizma getirmeyi hedeflediğinin savunulamayacağı kaydedilen gerekçede, "Kanun'un, belediye başkanının kendisinin belediye ile ihtilaflı olduğu davalarda belediyenin temsilinin, meclis birinci başkan vekili, bulunmadığı takdirde ikinci başkan vekili veya bunların yetkilendireceği kişiler tarafından yerine getirilmesini öngören 43. madde hükmünün bu davalarda da uygulanabilir nitelikte bir hüküm olduğunun içtihat olarak benimsendiği anlaşılmıştır. Bu itibarla kuralın belirsiz olduğundan söz edilemez." denildi.
Göksel GÜRSOY

Whatsapp
google_160x600