ALTUN’DAN: ‘15 TEMMUZ MEHTERİ’

15 07 2020
369 kez okundu
kiyikose@devrimgazetesi.com.tr

 CUMHURBAŞKANLIĞI İletişim Başkanı Fahrettin Altun, 15 Temmuz hain darbe girişiminin 4. yıl dönümü öncesinde, Twitter hesabından ‘15 Temmuz Mehteri’ paylaşımında bulundu. Altun, “Vatanını müdafaa etmek için bir an bile düşünmeden yardan ve serden geçen kahraman şehitlerimizin aziz ruhlarına saygı ve rahmetle...” notunu düştü.
İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Twitter hesabından #15TemmuzMehteri ‘hashtag’iyle bir mesaj paylaştı.
İletişim Başkanlığı tarafından hazırlanan videoda Ayasofta önünde mehter eşliğinde 15 Temmuz hain darbe gecesi yaşananlar hatırlatıldı.
Kısa sürede çok sayıda beğeni ve paylaşım alan İletişim Başkanı Altun’un mesajı ise şöyle:
“O gün bugündür diye kahramanlar can verdi. Gökte hazır melekler selamladı şehidi 15 Temmuz gecesi yeniden dirilişti”
Vatanını müdafaa etmek için bir an bile düşünmeden yardan ve serden geçen kahraman şehitlerimizin aziz ruhlarına saygı ve rahmetle...


PEN: “Adalet Ağaoğlu Cumhuriyetin romancısıydı”
 
ANKARA
’da doğdu, en güzel, en aydınlık ve en kötü, en karanlık yılları Ankara’da yaşadı.
Türkiye’nin, Cumhuriyetin kalbinin Ankara olduğu yıllarda, romanın kalbi de Ankara oldu. O, Ankara’yı edebiyatın da kalbi kılanların başında oldu. Şimdilerde yeniden ve genç yazarlarca keşfedilen Ankara’yı, klişe tabirle, derinden soludu, derinden yaşadı ve derinden yazdı. Bir tür Ankara kazısıdır yapıtları. TRT’de çalıştığı yılları anlattığı kitaplarında 12 Mart karanlığını da buluruz,  devrimci umudu da.
O yıllarda yine de ‘Ankara’nın Adalet’i vardı, şimdi olmayan. Adalet Ağaoğlu da tanık olmakla, yazmakla yetinmedi, söz aldı, düşüncesini söyledi, tartıştı, kapıştı, bir cumhuriyet kadını olmanın hakkını verdi. Bunu hem Türk edebiyatının tartışmasız kalıcı yapıtlarından, bir anlamda ‘Ankara Üçlemesi’ diyebileceğimiz Bir Düğün Gecesi, Ölmeye Yatmak ve Hayır romanlarında görürüz, unutulmaz Doçent Aysel karakterinde, hem de Adalet Ağaoğlu olarak elbette.
Meraklıydı, mizahiydi, çocuksuydu, öğrenmeye açıktı, serüvenciydi, risk almaktan korkmayandı. Son yapıtı Düşme Korkusu’ndaki öyküler hem bireysel hem toplumsal olarak müthiş, hınzır iktidar ve otorite eleştirileridir. Toplumcu geleneği, sosyalist gerçekçiliği özgürlükçü bir tutumla yeniden ele alan, dönüştüren, atak, öncü yapıtlarını roman, öykü ve oyunlarıyla sürdürürken, düşüncelerini, günlüklerini de edebi, tarihi, toplumsal ve siyasal belgeler olarak cumhuriyet arşivine bıraktı.
Adalet Ağaoğlu, cumhuriyet kadını, cumhuriyet belleği, cumhuriyet romancısıydı.
Ankara’yı yazdı, Türkiye’yi etkiledi.
Binlerce teşekkür, sevgi, saygı, hayranlıkla…
PEN Yazarlar Derneği


“İşsizlik sosyal patlama boyutuna gidiyor”
CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, ülkenin gerçek gündeminin çığ gibi büyüyen işsizlik olduğunu belirterek, sadece son iki yılda 3 milyon 500 bin kişinin işsiz kaldığını söyledi. İşsizlik Fonu’nda 2019 sonunda 131 milyar lira olduğunu ancak vatandaşlara 14 milyar lira civarında para ödendiğini aktaran Budak, fondaki paranın nereye harcandığını sordu. Budak, “İşsizlik Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Daha önce yok muydu? Vardı. Pandemi süreci buna etki yaptı mı? Yaptı. Ama büyük bir sel dağdan kopmuş geliyor ve bu selin önünde ne varsa alıp götürüyor. İşsizlik hem ekonomik, hem sosyal patlamalara sebep olabilecek boyutlara gidiyor” dedi.      
Genç işsizliği kadar emeklilikte yaşa takılanların da istihdam sorunu yaşadığını vurgulayan Budak, “Belki farkında değilsiniz ama Z kuşağı kadar EYT kuşağı da size artık oy moy vermeyecek. AKP iktidarını Z kuşağı ile EYT kuşağı el ele götürecek” diye konuştu.
TBMM’de bir basın toplantısı düzenleyen Budak, toplantıda şunları söyledi:
“Bütün veriler, istihdamda uzun süredir yaşanan sıkışmanın artık bir depreme dönüştüğünü gösteriyor. Türkiye birkaç yıldır ciddi bir istihdam daralması yaşıyor. Başkanlık sistemi altında son iki yılda 3 milyon 500 bin kişi işini kaybetti. Tarım, sanayi, inşaat ve hizmetler sektöründe yüz binlerce kişi işsiz kaldı. İstihdam kaybı yaşamayan sektör yok.
İş aramayan ancak iş bulsa çalışacak kişi sayısı 4 milyon 460 bine yükseldi.  Bugünkü iktidarın yönetimi altında, TÜİK’in rakamlarına göre 4 milyon 460 bin kişi geleceğe olan inancını kaybetti. Cumhuriyet tarihi boyunca böyle bir durum görülmedi. Geçen sene bu rakam 2 milyon 285 bin kişiydi. Bir yılda iki kat artmış durumda. Asıl büyük etki kısa çalışma ödeneği ve işten çıkarma yasağının kaldırılmasıyla görülecek.
 
GÜNLÜK 18 TL’YE DESTEK DEDİLER!
Zaten iktidar pandemi sırasında işsiz kalanlara da hak ettiği desteği vermedi. Nisan-Haziran 2020 döneminde, ücretsiz izne çıkarılan çalışanlara nakdi ücret desteği kapsamında toplam 1 milyon 705 bin 147 kişiye, 2 milyar 801 milyon 754 bin TL ödeme yapıldı. Kişi başı ortalama aylık 548 lira, günlük 18 lira. Tek adam rejiminin işte vatandaşına layık gördüğü destek bu. Günlük 18 TL!
İşsizlik maaşı ödemeleri ise acınacak bir noktaya geldi adeta pandemi sürecinde iflas etti. Mayıs ayında başvuran her yüz kişiden sadece 9 tanesi işsizlik maaşı almaya hak kazanabildi. İlk 5 ayda işsizlik maaşı başvurusu yapan kişi sayısı 1 milyona yaklaştı ancak yalnızca her başvuran 3 kişiden biri işsizlik maaşı alabildi.
Bir diğer gerçek gündem maddesi emeklilikte yaşa takılan yurttaşlarımızın mağduriyetidir. İşsizliğin kronik bir sorun haline geldiği, genç işsizliğinin çığ gibi büyüdüğü bir ülkede artık 40 – 45 yaş civarındaki insanlara kimse iş vermiyor! Emekli olamıyorlar ama iş de bulamıyorlar. Sosyal güvenceden de mahrumlar. EYT mağdurlarını daha ne daha ne kadar görmezden geleceksiniz? Belki farkında değilsiniz ama Z kuşağı kadar EYT kuşağı da size artık oy moy vermeyecek. AKP iktidarını Z kuşağı ile EYT kuşağı el ele götürecek.”

Whatsapp
google_160x600