AİLE SAĞLIĞI ÇALIŞANLARININ ÖZLÜK HAKLARI İYİLEŞTİRİLMELİ

17 11 2020
435 kez okundu
kiyikose@devrimgazetesi.com.tr

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kamu görevlisi olmayan Aile Sağlığı Çalışanlarının özlük haklarında iyileştirme yapılması talebiyle TBMM Başkanlığına Meclis Araştırma Önergesi verdi. Gürer, “Kamu dışı çalışan” olarak nitelendirilen aile sağlığı çalışanlarının kamu kurumlarında çalışan sağlık görevlileriyle eşit iş ve sorumlulukta görev yapmalarına rağmen pek çok haktan mahrum olmalarının mağduriyet yarattığına dikkat çekti. Çok sayıda kategoride istihdam sağlanan sağlık sisteminde en dezavantajlı kesimin ebe, hemşire, ATT ve sağlık memuru statüsünde görev yapan ama kamu personel olmayan Aile Sağlığı Çalışanlar olduğunu belirtti. 
KAMU DIŞI ÇALIŞAN AİLE SAĞLIĞI PERSONELİNİN MAĞDURİYETİ 
Aile sağlığı çalışanlarının, 5258 Sayılı Aile Hekimliği Kanunu'na tabi olarak hizmet verdiğini ifade eden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Aile sağlığı çalışanlarının, kamu personeli olarak nitelendirildiğini, kamu kurumunda çalıştıkları halde kamu dışı çalışan olarak sınıflandırıldığını anlattı.
"Kamu dışı çalışan" olarak nitelendirilen aile sağlığı çalışanlarının, kendilerine nöbet, eğitim gibi durumlarda kamu kuralları uygulandığını ve kamu kurumlarında çalışan sağlık görevlileri ile eşit iş, sorumluluk ve görevleri yaptıklarını anlatan Gürer buna rağmen pek çok haktan mahrum olmaları sebebiyle sorun yaşadıklarını ifade etti.
İŞ GÜVENCESİNDEN YOKSUNLAR 
Tayin haklarının olmamasının yanı sıra kamu görevlisi olmayan aile sağlığı çalışanlarının en önemli sorununun iş güvencesi olduğuna değinen CHP Milletvekili Gürer, “Ülke geneli sayıları yaklaşık 4000 kişi olan, Birinci basamak sağlık hizmetlerinde çok Önemli bir yükü sırtlanan Kamu Dışı Aile Sağlığı Çalışanları, başta filyasyon kişi tespit sonrası tüm aşamalarda verilen görevleri, aşılama, gebe ve bebek takipleri olmak üzere birinci basamak koruyucu sağlık hizmetlerinin büyük bölümünü uygulayan Aile hekimliği hizmetlerinde "personel temininde güçlük çekilen" diye ifade edilen sahanın en zor en ücra noktalarında yaklaşık 10 yıllık özverili ve aralıksız hizmet vermektedir” dedi.
MAĞDURİYET GİDERİLMELİ 
Gürer, sağlık hizmetlerinin bir bütün olduğu düşünüldüğünde, personel temininde güçlük çekilen yerlerde istihdam edilen bu fedakâr insanlara insani ve evrensel gerçekler bağlamında asgari yaşam standartları tesis edilmesi ve geleceğe güvenle bakabilmeleri için mağduriyetlerinin giderilmesi gerektiğini ifade etti.


BU GENÇLERE YAZIK OLACAK

Koronavirüs bahanesiyle yılda en az 70 bin TL ödediğimiz yabancı dilde eğitim yapan okulların öğretime başlamaması, çocuklarımıza yazık etmektedir.
Okula gitmeyen çocuklar yabancı dil öğrenemezler. Eski Ankara TED Koleji CEO’su Milli Eğitim Bakanı, kaçmadan konunun üzerine eğilmelidir. Benim çocuk dokuzuncu sınıfı pas geçmiş, onuncu sınıfta da yılı bitmek üzeredir. Milli Eğitim Bakanı’nın öğretmenlerin işleri süründürdüğünün bilincinde olması gerekir. Sağlık Bakanı’na ve sağlık bilimi profesörlere gelince... Kendileri değil miydi gençlere koronavirüs bulaşmıyor diyen? Avrupa ve tüm dünyada korona dolayısıyla okullar hiç kapanmamıştır. Bir de kendi sistemleri EBA’yı çok övüyorlar. EBA 1980’lerin açık öğretimine benzemektedir. Burayı bitirenler ancak devlet dairelerinde işe girebilirler. Bugünkü nesle yazık edilmektedir.
Eğer öğretmen sayısını arttırırsak eğitimi rahatça yapabiliriz.

Aslan ÖZMEN

Whatsapp
google_160x600